Ekmek ve Maden

Sabahın o insanın içini ayndınlatan ışığında uyanıp,
Ekmek mücadelesine düşmek,
Hasret kalıp güneşe ölmeden, yer altına girmek,
Bir mücadeledir bu kendinden vazgeçip,
Karanlıkta ekmeğinin peşine düşmek.

Anası bekler, karısı bekler çocuğu bekler
Gözlerde bir korku yüreklerde bir acı,
Lanet ettiren bir şüphe...

Evine ekmek götürücek elleri yüzleri kararmış,
Yürekleri ap aydınlık, göz bebekleri bembeyaz adamlar.

Şimdi bir yas var;
O bembeyaz ekmek hüzünlü,
Analar hüzünlü, kadınlar hüzünlü, çocuklar hüzünlü,
O al yıldızlı bayrak bile hüzünlü,

Analar evlatsız, kadınlar kocasız çocuklar babasız,
Ve boğazlarda bir hıçkırık, yutkunmak ne mümkün.

Gözlerde ki yaş, yanaklardan süzülür, yere düşer,
Yere düşmüş, yiğitler için...

Ne söylesem boş, ne yazsam eksik...
Ateş düştüğü yeri yakar...

Somalı yiğitlerin, mukaddes anısına!
Ferhat Ataş



Yorumlar